Image
09
Kas

2022’DE ETKILI OLACAK 5 TASARIM TRENDI

Yeni yıl yaklaşırken yeni trendler gündem konusu olur. Bu sadece moda dünyasını değil iç mimari, dekorasyon, renkler ve desenler, yeni saç stilleri, makyaj stilleri ve hatta dijital dünyadaki teknolojik ürünlerin tasarımlarını da içine alan koca bir gündem. Biz elbette bu yazımızda iç mimari ve dekorasyon alanlarındaki yenilikleri inceliyor olacağız.

Bilindiği üzere mimari, iç mimari ya da dekorasyon alanlarında her yıl köklü değişiklikler beklemek doğru olmaz. Temel değişiklikler ortalama 10 yıllık bir döngüyü gerektirir.

Bununla birlikte, elbette her yıl değişen, ya da yeni eklenen argümanlar da var. Renkler, desenler, ve şekiller gibi. O nedenle bu yazımızda macro trendlerden çok micro trendlerden bahsediyor olacağız.

Image

1) SADE VE NOTR RENKLER

Hayatımızın yeni gerçeği pandemi yaşamlarımızı tekrar şekillendirdi. Günlük rutinlerimiz bir yana iş hayatımız da bu durumdan ciddi şekilde etkilendi. Dünyanın pek çok noktasında, bir çok şirket home office modeline hızlı bir geçiş yaptı.

Ev ve iş hayatı birleşince, nereden baksanız hayatımızın üçte ikisi evde geçiyor gibi oldu. Bu da evdeki her detayın bizi ne kadar çok etkileyebildiği noktasında bize yeni deneyimler yaşattı. Eskisinden çok daha fazla sakinlik ve huzur ortamına ihtiyacımız doğdu. Dikkatimizi dağıtacak unsurlardan kaçmak istiyoruz.

Bej, gri, beyaz ve siyah gibi nötr tonlar bu nedenle 2022’in favori renkleri arasında olmaya devam edecek. Sadece duvar boyalarında ya da mermer, seramik, porselen gibi yapı malzemelerinde değil, aynı zamanda mobilyalarımızda da bu renkleri tercih edeceğiz. Mobilyalarda özellikle koyu renkli venge ağacından kaçış var. Ağacın yalın, doğal halinin kullanıldığı tasarımları daha sık görmeye başlayacağız.

Image 1

2) YUVARLAK HATLI ORGANIK FORMLAR

Modern yeni tip yapılaşmalar insanoğlu ile doğa arasına bir set çekti. Doğaya olan ihtiyacımız gün geçtikçe artıyor. Doğada her şey keskin ve net değildir. Oysaki mobilyalarımızın çoğu öyle. O nedenle 2019 yılında başlayan yuvarlak hatlı organik formlardaki mobilyaların önümüzdeki yıl da popüleritesini korumaya devam edeceğini ve kendine daha fazla yer kazanacağını ön görüyoruz.

Bu formlardaki mobilyalarda kullanılan malzemelerin doğal yapısını ve damarlarını görmek daha mümkün oluyor. Tıpkı doğa ananın kendisi gibi feminen ve yumuşak formlara hakim tasarımlar mimari, dekorasyon ve mobilyalarda kendini gösterecek.

Masa, sandalye, koltuk, lamba, puf, orta sehpa, vazo, ayna, yatak başları, ve hatta mumluklar da bile yuvar hatlı tasarımlar 2022’in favorileri arasında olacak.

Image 2

3) IC MEKAN KURGUSUNDA MINIMALIST YAKLASIM

1960 ve 1970’li yıllarda gelişen minimalizm hareketi o dönemlerde daha çok sanat ile ilişkilendiriliyordu. Günümüzde ise mimari ve tasarım alanlarını da içine alan kocaman bir dünya oldu. Bir yandan da bir yaşam felsefesine dönüşerek bireysel hayatlarımıza ve alışkanlıklarımıza etki eden bir düşünce biçimine evrildi.

Bir çok ülkede zaman zaman uygulanan pandemi kaynaklı ev karantinaları bizlere gösterdi ki daha fazla alana ve daha fazla temiz havaya ihtiyacımız var. Doğaya duyarlı bireyler olarak bilinçli tüketim alışkanlığı mottosu ile gardroplardaki fazlalıklardan kurtulduk. Şimdi ise sırada evlerimize yığdığımız, pek de bir fonksiyonelliği olmayan mobilyalar, objeler ve diğer dekoratif detaylardan kurtulmak var.

Unutmamakta fayda var. 2022 için popüler olmaya devam edeceğini ön gördüğümüz minimalizm sınırları yıkan bir anlayış değil. Yani aklınıza Kim Kardashian ve Kanye West’in, bir çok magazin dergisine konu olan meşhur deneysel tasarım evi gelmesin. Bu bir pandemi esnasında sahip olmak isteyeceğiniz en son tasarımlardan biri olabilir.

İçinde rahat hareket edeceğimiz, aydınlık ve doğaya yakın nötr renk tonlarının hakim olduğu, işlevsel mobilyaların yer aldığı, her köşesinden farklı bir detayın ya da süslemenin fırlamadığı minimallikteki bir ev ortamından bahsediyoruz.

Image 3

4) DOGADAN ILHAMLA

Tüm zamanların trendi diyebiliriz bunun için. Kuşkusuz pandemi olmasaydı bile bu trend er ya da geç hayatımızın içerisinde ciddi şekilde yer alacaktı. Hayatı beton binaların arasında ya da camdan kulelerin içinde yer alan ofislerimizde geçirdiğimizden, elbet bir gün asıl ihtiyacımız olanın doğanın kendisi olduğunu anlayacağız. Pandemi ise zaten içimizde olan ama belki günlük koşuşturmalarımızdan farkına varamadığımız bu doğa ihtiyacını hızlandırdı ve gün yüzüne çıkardı.

Herkes eşit şartlarda yaşamıyor. Herkes kolay kolay mevcut düzenini bozup ağaçların ortasında bir villaya taşınacak ekonomik özgürlüğe sahip değil. O nedenle yapacağımız küçük dokunuşlar ve tercihlerimizdeki birkaç değişiklik ile doğayı evimize taşıyabiliriz.

Dekorasyonda doğal renk tercihleri ile başlayabiliriz. Doğal renginde tercih edilmiş ahşap duvar panelleri, zeminde kullandığınız doğal taş karolar, travertenden  bir orta sehpa ya da tamamen mermerden yapılmış bir ada mutfağı;  keten ve pamuklu kumaşlar, sade cilasız vazolar… İşte bunların hepsi doğadan evinize yansımalar.

Çevremizi daha fazla doğal materyal ve tekstür ile donatabiliriz. Mermer, oniks, granit, ahşap gibi yapı malzemelerine yönelebiliriz. Unutmayın bu saydıklarımız yaşayan, canlı varlıklardır. Porselen, seramik, kuartz ya da plastik gibi insan eli ile fabrikada üretilen materyaller değildir.

Image 4

5) YESIL DOKUNUSLAR

Birkaç yıldır biyofilik tasarım olarak bildiğimiz küresel bir trend vardı. Doğayı daha fazla hissetme ve onunla daha sıkı iletişim kurma ihtiyacımızdan ortaya çıkan bir trenddi bu. Bazı büyük otel projelerinde, Microsoft ya da Apple gibi dev teknoloji şirketlerinin ofislerinde bu tasarım trendinin takip edildiğini gördük.

Şuan pandemi yüzünden doğa ile sınırlı iletişimimiz var. Peki bu ihtiyacı küçük apartman dairelerinde nasıl karşılayacağız? İşte bu noktada bir mikro trend olarak karşımıza ev bitkileri çıkıyor.

Temiz havayı içeri taşımak, yeşilliklerden oluşan minik bir doğa sahnesi yaratmak için “saksı bitkileri” en kolay ve ideal yol. Hem evinize hem de ruhunuza iyi gelecek.

Evinizin bir seraya dönüşmesini istemiyorsanız, bitkilerin sayısında abartıya kaçmayın. Çünkü çok fazla olduklarında ortam rahatlığını kaybedecek ve kalabalık bir atmosfer olacaktır.

Odadaki saksılarınızı düzenleyin. Odanın farklı köşelerini seçin ve iki veya üç bitkiyi aynı noktada tutun. Saksı seçimlerinizde odanızdaki materyaller ve renkler ile uyumuna dikkat ederseniz daha uniter bir görüntü yakalarsınız.

Kışın odaya giren güneş ışığı miktarına, yazın ise nem oranına dikkat edin. Ve bir de bitkiler için odadaki insan trafiğinin az olduğu noktaları seçin.

YESIM YILMAZ
İç Tasarım ve Doğal Taş Meraklısı

Kaynak: https://www.leonardomarble.com/